“Ayrı bir ağ adımız var zaten” — Farklı bir SSID tanımlamak, ağ segmentasyonu sağladığınız anlamına gelmiyor. Aradaki fark, sandığınızdan daha kritik.
Misafir Wi-Fi’ınız gerçekten izole mi, yoksa sadece ismen mi ayrı?
Dünyanın en iyi güvenlik duvarını aldınız, peki kurallarını kim yönetiyor?
“Kutudan çıktığı gibi çalışıyor” — Sektör lideri bir firewall satın almak, güvenliğinizin garanti altında olduğu anlamına gelmiyor. Asıl iş, kurallardan sonra başlıyor.
Fidye yazılımları yedeklerinizi de silebilir mi?
“Yedeğimiz vardı ama o da şifrelenmiş” — Bir sabah ofise geldiğinizde tüm dosyalarınızın uzantısının değiştiğini görmek, yedeğiniz olmadığında değil; yedeğiniz de saldırıya dahil olduğunda gerçek bir kâbusa dönüşür.
ISO 27001 belgesi sadece duvardaki bir sertifika mı, yoksa kurumsal bir kalkan mı?
“Kağıt parçası mı, güvenlik kültürü mü?” — Birçok işletme yöneticisi için ISO 27001, genellikle bir denetim kutucuğunu işaretlemekten ibaret. Oysa doğru uygulandığında çok daha fazlasını sunar.
Şirketinizin dijital kapısı korumasız mı?
“Kaleyi kurduk, peki kapıdaki nöbetçi kim?” — Firewall’a yatırım yapıp e-posta güvenliğini atlamak, kalenin duvarlarını yükseltip kapıyı açık bırakmaya benziyor.
Penetrasyon testini yılda bir yaptırmak yeterli mi?
“Geçen yıl test yaptırmıştık” — Altyapınız geçen yıldan bu yana değişmediyse belki. Ama yeni bir sunucu, yeni bir uygulama eklediyseniz, o test artık güncel değil.
Veri sızıntısındaki en büyük risk dışarıdan mı, içeriden mi geliyor?
“Saldırganlara karşı korunuyoruz” — Peki ya veri, kötü niyet olmadan, sadece bir USB bellek veya yanlış kişiye gönderilen bir e-postayla dışarı çıkarsa?
SIEM ve SOC farkı nedir, işletmeniz hangisine ihtiyaç duyuyor?
“İkisi de aynı şey değil mi?” — Biri bir teknoloji, diğeri o teknolojiyi 7/24 izleyen bir ekip. İkisi birlikte anlam kazanıyor, ama hangisine önce ihtiyacınız var?