Tek lokasyonda üretim yapan orta ölçekli bir sanayi müşterimiz, üretim planlama sistemini barındıran sunucuda yaşanan bir donanım arızası sonrası günlerce üretim planlamasını manuel olarak yürütmek zorunda kalmıştı. Bu deneyim, kurumun felaket kurtarma konusunda hiçbir resmi planı olmadığını ve bu riskin göz ardı edildiğini ortaya çıkardı.
Öncelikle işletmenin kritik sistemlerini (üretim planlama, ERP, dosya sunucuları) önem sırasına göre sınıflandırdık ve her biri için işletmeye uygun RTO (kurtarma süresi) ve RPO (veri kaybı toleransı) hedeflerini birlikte belirledik. Ardından bu hedefleri gerçekten karşılayacak bir yedek altyapı ve otomatik yedekleme süreci kurduk.
Planı kağıt üzerinde bırakmak yerine, üç ayda bir gerçek bir kesinti senaryosunu simüle eden tatbikatlar planladık; ilk tatbikatta planın bazı adımlarının güncel olmadığını tespit edip düzelttik — bu da tatbikatın ne kadar değerli olduğunu gösterdi.
Bugün işletme, kritik bir sistem arızasında üretim planlamasının birkaç saat içinde yedek altyapı üzerinden devam edebileceğini biliyor. Ayrıca bu resmi felaket kurtarma planı, işletmenin sigorta yenileme sürecinde de olumlu karşılandı.